TÜRKİYE’YE NEDEN OYUN OYNANIYOR? 11 Ağustos 2018

Şimdi size 10/15 gündür başlayan ve bu hafta iyice ayyuka çıkan ekonomimizi çökertme operasyonu ile alakalı çok açık bir manzaradan bahsedeceğim.

Bakın, savunma sanayiinde, ekonomik çizgisindeki yükselen istikrarla, yaptığı yerli ve mili yatırımlarla, mega projeleriyle, bankalarda hiçbir sıkıntısı olmayıp dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip Türkiye, ne oldu da ya da nasıl bir ekonomik strateji hatası yaptı da ekonomi üzerinden bir anda bu baskı ve köşeye sıkıştırma sürecinin eşiğine geldi?

ABD’nin hamlesi siyasi mesele

Türkiye’nin büyümesinden, güçlenmesinden, bölgesinde karar verici duruşundan, zülme başkaldırışından, karşı konulamaz dirayetinden, geçmiş tarihindeki kuvvet ve kudretten ödü patlayan (evet evet aynen öyle) ödü patlayan Amerika kendisinin bile saygı duymadığı başkanı Trump üzerinden pazarcı ağzıyla, tweetler atıp savaş başlatıyor. Adına da ekonomik savaş, ticaret savaşı, iktisadi bir mesele falan diyoruz ya öyle de değil Bal gibi siyasi bir meselesi bu.

İşte manzara bu kadar açık. Lami cimi yok kardeşim, mesele ver papazı al parayı meseleyi değil mesele Siyonist ve Evangelist kuduz köpeklerin Türkiye üzerine kurmak istedikleri boyunduruk sevdası.

1 dolara memleketini satan hainler

Şimdi, orda burda konuşanlar, 1 dolara memleketi satanlar, biz bittik algısıyla manşet hazırlayanlar, sonu geldi bu sefer sıkıştılar deyip kadeh kaldıranlar, 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine basıp gitmeye hazırlananlar.. Bittik haberini kimden aldınız he?

Önünüze kemik fırlatanlardan, bir kemik daha fazla yalamak için mi tasmanızı ellerine verdiniz? Yoksa siz de mi bu tezgaha dahil içimizdeki karaktersiz, haysiyetsizlerdensiniz?

Ulan vatanına göz dikilmiş, namusuna yapışmışlar, rızkına, alınterine saldırmışlar, seni yurtsuz bırakmaya niyet etmişler, bayrağının ipini tutup hepsi yapışmış çekiyorlar aşağıya, hala neyin derdindesin? Kime ne dersi vermeye çalışıyorsun? Farkında mısın kimlerin ekmeğine yağ sürdüğünün. Partisiymiş, siyasetiymiş, tarafıymış, oymuş buymuş şuymuş geç bunları artık geç.

Savaştaki en büyük silah…

Savaştayız. Hem de ciddi bir savaşta. Ve o elindeki telefonla saçma sapan paylaşımlar, tweetler, yazılarla goy goy yapıp eğlendiğini düşünüyorsun ya işte bu savaştaki en büyük silah o. En büyük teşkilatlanma ve algı yönetiminin mermisi o.

Bir de soruyorum bu sosyal medyada battık, batıyoruz, böyle ekonomi mi olur, üretmiyoruz, muhabbeti ile hükümete destek verenlere, oy verenlere aklı sıra hesap soranlara…

Ulan Siz değil miydiniz alışveriş yapmayalım ekonomi batsın diyen, siz değil miydiniz yurtdışı yatırımcılarına Türkiye güvenli ülke değil çağrısı yapanları alkışlayanlar, siz değil miydiniz ilk fırsatta Yunan adalarına yerleşme sevdasına koşarak kaçanlar, siz değil miydiniz 15 Temmuz gecesi bankamatiklerde, market kuyruğunda sıra tutanlar?

Ülke için bedel ödemeyenler ses çıkarıyor

Siz zaten bu ülkenin batmasını istiyordunuz, eee sizin istediğiniz manzara işte bu. Daha neyi konuşuyorsunuz ki? Siz hiçbir zaman bu ülke için bedel ödemediniz ki şimdi oturmuş bır bır ediyorsunuz….

Ama yoook,

Kafirin zincirli köpekleri, ‘Allah bile terk etti Türkiye’yi’ diye kendini kandırmaya devam etsin, bizler açlıktan karnına taş bağlamış Peygamberin ümmetiyiz, bizler Çanakkale’de kuru bir ekmek ve hoşafla karnını doyuran ataların torunlarıyız.

Haç ile hilalin savaşı…

Bu savaş, 100 yıllık bitmemiş hesaplaşmanın devamıdır. Bu savaş, haç ile hilalin mücadelesi, hak ile batılın savaşıdır. Bu savaş, 1 dolara vatanı satanlarla bir avuç vatan toprağı için can verenlerin kavgasıdır. Bu savaş papazı verelim bitsin bu işler diyenlere, dün 12 adayı vermeye razı olanlarla aynı tarafta olanlara karşı 15 Temmuz da canını bu vatan için ortaya koyanların savaşıdır.

Biz milletin ta kendisi olarak yine hazırız. Zerre geri adım atmak yok, zere korku yok, ye’se kapılmak yok, düşmana kıyamete kadar bu topraklar üzerinden rahat bir ‘ohh’ çektirmek yok.

Dolar değil 7 lira, 25 lira da olsa biz ruhunu 1 dolara satanlardan olmayacak, açlıktan ölme pahasına Adam gibi dik durmanın destanını yazacağız..

Nefretine, kinine, kıskançlığına yenik düşüp ülkesinin batmasını isteyenlere, memleket sevdasına dik duranlar bizlere laf söyleyenlere şair Karakoç bak ne güzel demiş:

Mıgırdıcı severde Osmanı sevmez zındık!
İti-domuzu sever, insanı sevmez zındık. 
İster ki diz üstüne çökertilsin Türkiye
Ekmeğini yer amma vatanı sevmez zındık.