TERÖRİST BAŞI ÖCALAN’IN AÇIKLAMASI ACABA KİME? – 21 Haziran 2019

En başından beri diyoruz ya ŞEHR-İ İSTANBUL diye… Tüm dünyanın gözü üstünde olan, sadece basit bir şehir değil,  peygamberden müjdelenen kutlu bir şehir İstanbul diye. 31 Mart’ta ve sonrasında bin bir türlü fırıldak gördük. Sandıklarda oy çalmadan tutun da, rüyada bile yan yana gelemeyeceklerin böyle sarmaş dolaş oluşuna kadar, kozmik odalarda, otel odalarında iş çevirenlerden  iftiralarla, inkarlarla, o sonu gelmeyen yalanlarla bin bir yüzlü tiplerin ne amaçladıklarını gördük, duyduk ve izledik… Ve geldik bugüne. Terörist başı, bebek katili, bölücü ve hain Öcalan’ın HDP’ye yaptığı tarafsızlık çağrısını öne sürüp Cumhur ittifakının kader birliğine çamur atmaya çalışanları da maalesef görüyoruz. Dert eğer vatansa gerisi

PAZA GÜNÜ SANDIKLARDA VATANA SAHİP ÇIKACAĞIZ! – 18 Haziran 2019

31 Mart seçimlerinin hemen ardından o sandıklarda bir şey olduğunu, birilerinin bir üç kağıtçılık yaptığını, oyları kaydırdığını, Binali Bey’in oylarını sisteme sıfır olarak girdiğini, yani lafı evirip çevirmeyelim sandıklarda hırsızlık yapıldığını öğrendiğimiz o anlarda hepimizin ortak söylemi neydi hatırlayın… Yahu arkadaş sandıklardaki bizim bu görevliler uyuyor muydu ya? Yok arkadaş yok bu teşkilatlardan hiiiç bir şey olmaz, işi bilmezleri, tecrübesiz adamları koymuşlar sandığa! Dedik di mi? Peki biz neredeydik seçim günü? Aile kahvaltısında, gezmede, tozmada, akşam da oturduk koltuğun üzerine eş-dost toplanıp çay-kurabiye eşliğinde sonuçları takip ettik televizyondan di mi? Eee bizim için en kolayıydı di mi yattığımız yerden birilerini kabahatli ilan etmek? Veyahut

BİR CANLI YAYINA KAÇ YALAN SIĞAR? BUYURUN ANTRİKOT EKREM YALANLARI – 17 Haziran 2019

Dün akşam günlerdir beklenen, böyle bütün kanallardan da canlı yayınlanan, üzerine binlerce tweet atılan İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayları programını canlı yayında izledik. Valla şunu baştan söyleyeyim. Program beklediğim düzeyde geçmedi. Hani ne bileyim o eski açık oturumlar, neydi onlar ya… Rahmetli Erbakan Hoca’nın; böyle Demirel’i, İsmet İnönü’yü, Mesut Yılmaz’ı sağa sola yatırdığı o hararetli programlara yakın bir şey bekliyordum ama tatsız tuzsuz, bol kurallı bir program oldu. Yok 3 dakikalık butonlar, işte ne bileyim işte iki adaya da aynı sorular… Beni çok açmadı. Neyse… Peki millet olarak ne anladık, ne gördük o programda? Bir kere, iki aday da kendilerinden bekleneni verdi İstanbullulara. Binali Bey; sakinliği, deneyimi, İstanbul’a

TÜRKİYE’NİN KİTLENDİĞİ CANLI YAYINDA NELER OLACAK? – 15 Haziran 2019

Pazar akşamına kaldı şurada saatler. Hepimiz bir kitlendik bu adayların canlı yayınına. Ne oldu, ne olacak, kim yayınlayacak, kim sunacak, kim ne diyecek derken olay başka bir yere taşındı. Valla millet olarak biraz abarttık galiba he. Sonuçta ne olacak ki? Gelin ben size söyleyeyim ne olacak? Son zamanlarda fazla kullanmaktan aşınan ve her yerden su kaçıran maskesini cilalayıp canlı yayına hazırlanacak antrikot Ekrem ve kurulacak köşesine. Böyle bayram çocuğu gibi olacak o gün pırıl pırıl, ışıl ışıl. Belki de Canan Kaftancıoğlu hazırlayacak onu yayına. Eline de bir de kağıt tutuşturur… Notlar, devamlı gülümsüyoruz, sarılıyoruz, kucaklıyoruz, tebessüm edip Binali Bey’e duyduğumuz saygıyı ve hürmeti aralara sıkıştırıyoruz ve 16 milyon İstanbullunun istikbalini aşırı

İZLANDALILARIN YAPTIĞI İTLİK MİDİR? BASİTLİK Mİ? – 11 Haziran 2019

Bu İzlandalılar bir şeyler yapmışlar, bir hareketler… Akılları sıra bizim çocukların moralini bozup psikolojik olarak alt etmeye girişmişler. O fırçayla nasıl bir ilişkisinin olduğunu anlayamadığımız o sarı oğlan, daha nere çattığının bile farkına varmadan bizimkiler durur mu? O soytarıya benzer kaç hesap varsa hepsini online bir şekilde ziyaret edip gerekeni yapmışlar. Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı, Tranzonsporlusu… Futbolla ilgili ilgisiz herkes teyakkuzda. Milli takım ruhuyla bir araya gelip öyle güzel kenetlendi ki bu millet, inşallah akşama da sahada 90’dan soracak bunun hesabını bizim çocuklar. Ama şimdi bu gündemin arasında şunu da atlamayalım. Sonra üzülür bizim basİT antrikot Ekrem. Allah muhafaza, sevgi dilini çeker bizden, bırakır

BİZ İSTANBUL’DA AK PARTİ KAZANSIN DİYE ÇALIŞMIYORUZ! – 10 Haziran 2019

Bizim Anadolu hakikaten candır. Küser, sitem eder, karşı çıkar, yeri gelir bir güzel sayar söver amma, ama ola ki fark eder bir hainlik, bir organize fırıldaklık, koyar her şeyi bir kenara kırgınlığını, kızgınlığını, küskünlüğünü, sahip çıkar toprağına. İstanbul’da yaşanan rehavete, teşkilatlardaki o tecrübesizliklere, sandıklarda yiyilen gollere bi dur deyip, “Evet belki kendimizi geri çektik ama daha ölmedik biz” demek için Anadolu’nun her yerinden o eski teşkilatçı, vakıfçı, MGV’li, eski gençlik kollarında çalışan, mahallelerde temsilcilik yapan, STK’larda, derneklerde ortalığı kasıp kavuran o abilerimiz, ablalarımız, büyüklerimiz İstanbul için sahaya indi, 23 Haziran’daki seçimleri kendine vazife edindi. Geçen gün muhabbet

GEZİ VANDALİZMİNİ UNUTMUYORUZ! – 01 Haziran 2019

Bu toprakların havasından mıdır, suyundan mıdır bilmiyorum ama şöyle üç beş sene öncesinde dahi yaşadığımız sıkıntıları, haksızlıkları, zulümleri unutuyoruz hemencecik. Ama dün sosyal medyada bir arkadaşımız bir hatırlatma adına bir tweet paylaştı. O tweette CHP’nin İstanbul adayı bundan bir iki yıl önce yine bugünlerde “Dünya tarihine en büyük sokak hareketi olarak geçen Gezi’yi unutma” diyordu. İşte Gezi direnişinde hayatını kaybedenlere işte baş sağlığı falan filan… Evet, CHP’nin İstanbul adayı her ne kadar bu yıl o gezicilere bir selam çakamayıp da Saadet Partisi yöneticilerinin evinden iftar pozları verse de, günde 60-70 iftar açarak İslam tarihine adını altın harflerle yazdırsa da, yani milletin gözünü boyamaya çalışsa da iyi bir şeye vesile oldu aslında.

TÜM DÜNYANIN GÖZÜ NEDEN İSTANBUL’DA? ÇÜNKÜ İSTANBUL… – 29 Mayıs 2019

Bugün 29 Mayıs, İstanbul’un fethi. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel asker, diye asırlar öncesinden müjdelenen, İslam sancağını tam 566 yıldırtaşıyan şehir, İstanbul’un fetih günü bugün.  Oyun hep aynı oldu. Bakın Moğol İstilası döneminde doğuda taş üstünde taş bırakmayan Moğollar oralarda felaketler estirirken, Müslümanların batıdaki kalesi olan Endülüs’te, Müslüman şehirler tek tek Hristiyanların eline geçiyordu. Tuleytula, Kurtuba ve İşbiliye artık birer Müslüman kenti değildi. Yani İspanya’nın birleştirilip, büyük bir Hristiyan devleti haline getirilme projesi bu şekilde hayata geçirildi. İspanya’da Endülüs Devleti yıkıldı ve bütün dünya artık Müslümanlar bitti, durdu, yok oldulardiye

CANAN KAFTANCIOĞLU’NU KİMLER NEDEN SUSTURUYOR? – 24 Mayıs 2019

Yahu biri var bir bakıyorsun her gün her yerde, sonra bir bakıyorsun sırra kadem basmış, yok ortalıkta… Sonra sular duruluyor. Hoppaa her yerde çıkıyor karşımıza, ardından gene kayboluyor. Tam da Karabatak gibi… Kim mi? Hani şu CHP İstanbul İl Başkanı, kocasının1/4 domuzu 7 dakikada yiyip bitirmesi ile övünen… Hani şu PKK’nın kurucularından Sakine Cansız’a iltifatlar edip onu terörist olarak görmediğini söyleyen… Hani şu sözde Ermeni soykırımını kabul edip Ermenileri anmak için milleti Taksime çağıran… Hani şu 15 Temmuz’da köprüde halka ateş eden FETÖ’cü askerleri mağdur gören, o gece sokaklarda tekbir getirenlere ‘İnandığınız Allah’ınız belanızı versin’diyebilecek kadar izansız olan Canan Kaftancıoğlu… Öyle değil mi karabatak Canan? Az değilsin ha! Dün dine

MERAK EDİYORUZ ANTRİKOT EKREM BUNLARA NE DİYECEK? 23 Mayıs 2019

Hiç süslü laflarla öyle uzun uzadıya konuşmayalım bence. Direk anam babam usulü diyelim ki,  yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Antrikot Ekrem artık kendini durduramıyor. Yazın sıcağındandır herhalde maske de tutmuyor suratında. Nerede o sevgi dolu görüntüler, o Yasinler, Tebarekeler, Ammeler… Hey gidi… Sarılıyordun ya, kucaklıyordun ya, hepimizin başkanı olacaktın sen… Ama ayıp ettin be Ekrem ya. Bir antrikot tiyatronu yüzüne vurduk diye bize sırtını dönerek üzdün hepimizi. Birçok gazeteciyi engellemişsin. Ama böyle yaparsan olmaz. Biz şimdi hiçbir şey söylemeyelim mi? Mesela 15 Temmuz’da ortalıkta gözükmeyip de o gece darbeyi işte sulh içinde taşkınlık yapmadan falan deyişini görmeyelim mi? Bakın 18 Temmuz’da Beylükdüzü’nde daha önceden açılmış