AJAN BRUNSON NEDEN SERBEST BIRAKILDI? – 16 Ekim 2018

Öyle bir çağa denk geldik ki bundan 100- 150 yıl sonra bu günleri okuyanlar ‘’vay be ne yıllarmış’’ diye bizden konuşacaklar. ‘’Tabi ya işleri güçleri yok, bizden konuşacaklar’’ diyenleri de duyar gibiyim. Evet evet sen kabul etmesen de aynen öyle… Oturup bizi ve yaşadığımız bu çetrefilli günleri mutlaka doğru düzgün okuyacak ve konuşacak. Bakın bu Rahip Brunson, pardon… Rahip kisvesi altına saklanan ajan Brunson dersek daha doğru olur. Tutuklanmasından serbest bırakılması anına kadar bütün dünyanın yakından takip edip pür dikkat kesildiği bir olaydı ve dün serbest bırakılma kararı sonrasında ortalıkta dolaşan, içi boş, bilgisiz ve yetersiz bilgi kirliliğinden ötürü bu Brunson mevzusunu başında sonuna kadar bir araştıralım, inceleyelim derim. Daha düne kadar bırak bir Amerikan

MCKİNSEY ÜZERİNDEN BİZE SALDIRANLARA – 9 Ekim 2018

Ne var, biliyor musunuz? Ortalık kaynarken, düşman silahlarını çekmiş, bu millete diz çöktürmeye çalışırken bizler de var gücümüzle bu düşmanın karşısında durmaya çalışıyoruz. Aylardır yapmaya çalıştığımız şey bu. Tabii bir de bunların yanında olup biteni işine geldiği gibi anlayıp, ona göre yazıp çizen, konuşan, acımasız ve vefasız bir zümreye karşı da mücadele vermek zorunda kalıyoruz. Ve asıl o yoruyor bizleri ve acıtıyor canımızı… Gerçek dostluk, dava adamlığı nedir diye sorulunca ohoo sayfa sayfa konuşursun, değil mi? Senden daha iyisi de yok ama ‘Ne kadar gerçek dostsun? Ne yürekte bir dava adamısın? Göster bakalım’ diye bir alan açıldığında ilk yamuk yapıp kaçan yine maalesef sen oluyorsun! Evet, neden bahsediyorum? Şu son günlerin en ateşli mevzusu var ya, McKinsey

MCKİNSEY NEDİR, NE İŞ YAPAR VE NEDEN MCKİNSEY? – 3 Ekim 2018

Son bir haftanın en çok konuşulan gündemi Hazine Bakanlığı’nın bir Amerikan firması olan McKinsey ile yapılan anlaşma… Devlet yönetmeyi, strateji geliştirmeyi ve en önemlisi de oyun kurmayı kamp çadırı kurmayla eşdeğer tutanlar hemen başladılar konuşmaya… “Hani bunlar Amerika ile çarpışıyorlardı, ülke ekonomisini Amerikalılara devrettiler, nerde kaldı sizin milliyetçiliğiniz, ha McKinsey ha IMF ikisi de aynı, gitti ülkemizin bütün kazanımları…”minvalinde açıklamalar, demeçler, twitler, köşe yazıları gırla gidiyor… Valla ne yalan söyleyeyim bu yazılıp çizilenleri görünce biz de ilk önce bu algının pençesine düştük… Yahu hakkatten ne oluyor, Hazine Bakanımız neden böyle saçma bir adım attı diye düşünerek bir açıklama, hatta tatmin edici bir açıklama bekledik.

DOLARIN YÜKSELİŞİNİ FIRSATÇILIĞA ÇEVİRENLERE – 2 Ekim 2018

Her sabah uyandığımızda alışkanlık oldu artık. Utanmasak yüzümüzü yıkamadan açıp bakacağız, “Dolar yükseldi mi?” “Ne durumda?” “İndi mi çıktı mı?” diye… Meydanda savaş var, silahlar çekilmiş, adamlar açık açık hodri meydan diye bize ayar vermeye, diz çöktürmeye kalkmış, birileri de küçük hesaplarla bu ortamdan cebini doldurma derdine düşmüş. Hani bir söz var ya; Kurt kışı atlatır da yediği ayazı unutmaz diye. Evet, biz bu kışı da atlatacağız, tıpkı diğer kışları atlattığımız gibi. Ama bu fırsatçıların ihanetini hiç ama hiç unutmayacağız. Dolarda en ufak bir oynama, hobaa anında marketlerde etiket değişikliği, bahçeden 1 liraya mahsülü alıyorlar pazara gelene kadar hiç yoktan 5 e katlıyor, o da yetmiyor tezgah altında yedekli fiyat listesi

HATAY’DA YETİMHANE VE SİVİL HASTANEDE 1 GÜN – 29 Eylül 2018

Bugün, erkenden düşüyorum yollara, içim içime sığmıyor. Hatay’a gidiyorum, Reyhanlı’ya. Sınırın sıfır noktasına… Savaşın ne demek olduğunu bilmeyen, çocuk kalpleriyle en büyük imtihanı veren yetim yavrularımızın yanına gidiyorum. Masallar dinlemeye, gözlerini seyretmeye, yüzlerini izlemeye gidiyorum… İçimde bir heyecan var. Sanki bu yol hiç bitmeyecekmiş gibi, bulutlara baktıkça da keşke diyorum dünyadaki herkes böyle pamuk gibi tertemiz kalsa. Sonra bir iki sayfa daha kitap okuyarak geçiriyorum vakti. Ve ardından uçağın penceresinden görünüyor, Anadolu’nun en bereketli toprakları olan Hatay toprakları… Uğur abi karşılıyor beni Hatay’da, pamuk tarlalarını anlatıyor, yol üzerindeki Hatay’ın en eski bakkalı, Melek bakkalda bir soda

OKULLARDA YASA DIŞI KEYFİ KURALLAR – 28 Eylül 2018

Yıllardan beri eğitim sistemimizde git geller, ani değişiklikler, sistem yapbozları, bazı noktalarda biz velileri ve çocuklarımızı mutsuz eden kararlar alındı. Son 20 yılda bir türlü eğitim sıkıntımıza sağlıklı bir çözüm getirilemedi. Evet, evet maalesef bunların hepsi son 20 yılda yaşandı. Yalnız yeni sistemle birlikte, yani başkanlık sistemiyle ve değişen milli eğitim bakanıyla, bu milletin hak ettiği yerli ve milli bir sistem geleceğine, eğitimdeki aksaklıkların giderileceğine inancımız tam… Eğitim hayatının her alanında olan, bu işi kendine dert edinen, müfredat, gelişim, öğrenme, psikoloji alanlarında uzmanlığı olan bakanımız sayın Ziya Selçuk ile inşallah sistem tam anlamıyla oturacak ve şimdiye kadar yaşanılan tüm mağduriyetler kökten çözülecek. Yalnız bunun için biraz

BU TOPRAKLARDAN BİR NEŞET ERTAŞ GEÇTİ – 26 Eylül 2018

“Cahildim dünyanın rengine gandım” diyor, “Datlı dillim, güler yüzlüm e ceylan gözlüm” diye de ekliyor peşine… Garip Neşet, Abdal Neşet, Ozan Neşet… Derdini sazıyla dağlara taşlara anlatan, görünüşe değil öze bakan Anadolu’nun yanık sesi Neşet… Kırşehir’in Abdallar köyünde doğar. Dünyaya gelir gelmez ilk duyduğu ses babasının dertli sazı olur. 12 yaşında kaybeder o güzelim anacığını. Sonra düşer babasıyla Anadolu’nun bereketli topraklarının yollarına. O köy senin, bu köy benim dolaşır dururlar. Düğünlerde saz çalıp türkü söyleyen babasına arkadan eşlik eder Neşet. Bir gün bir köy düğününde yâri görür. Tutulur gözlerinin ışığına. Yalnız, kavuşamaz Neşet… Saz çalıp türkü söyleyen birine kızını vermeye razı olmayan kızın babası

KATAR’IN HEDİYESİ UÇAK VE İŞ BANKASI – 20 Eylül 2018

Bir milletin, ölüm kalım, istiklal mücadelesi verdiği yıllar. Yani Kurtuluş savaşı yılları… Ve Bugün olduğu gibi o zamanlarda da bu coğrafyanın evlatları; dünya üzerindeki bütün Müslümanların, mazlumların umut kapısıydı. 3 kıtaya huzuru, bereketi, paylaşmayı ve birlikte yaşamayı nakış nakış işleyen payitaht işgal altındaydı… Akif’in tarifi ile “Kimi Hindu kimi yamyam kimi bilmem ne bela” dediği devletler; İslam ümmetinin derdini yüklenmiş olan, “Biz Mekke’nin Medine’nin sahibi değil, hademesiyiz” diyen Halifeyi köşeye sıkıştırmışlardı… Sultan Vahdettin’in vazifelendirmesiyle Mustafa Kemal önderliğinde Samsun’dan yakılan kurtuluş meşalesi, gün gün Anadolu’ya yayılıyordu. Sırtında erimiş mintanı, ayağında yırtık çarığıyla Anadolu insanı dillere destan bir mücadeleye

İSLAM TARİHİNİN İMTİHAN GÜNLERİ – 20 Eylül 2018

Bugün Muharrem’in 10’u… Allah Resûlü’nün “Ehl-i Beyt’im size emanettir” deyip ümmete vasiyet ettiği, ama islam tarihine acının, göz yaşının, çilenin ve kardeş kavgasının hüzünle yazıldığı gündür bugün… Bugün, Kerbela mateminin üzerimize çöktüğü yılın 1379’uncu sene-i devriyesi… Biz Müslümanlar; Kerbela’yı bir ayrıştırıcı unsur, veya bir nefret membası görmek yerine; İçerisinden dersler çıkaracağımız bir mektep, bir ibret, bir sabır ve bir ortak acı olarak gördük Kerbela’yı… Biz; Yezid’de ihaneti ve gaddarlığı, Hz. Hüseyin’de cesareti ve adanmışlığı, Hz. Zeynep’te sabrı ve dirayeti gördük Kerbela’da… Yaradan’dan niyazımız, İslam tarihinin en büyük imtihanı olan Kerbela’dan en doğru dersi çıkarıp tüm ümmetin aldığı ibreti hayatlarına nakşetmesidir. Tüm

3. HAVALİMANI EYLEMİ GEZİ DİRENİŞİ Mİ – 18 Eylül 2018

Tarih tekerrürden ibarettir, tamam biliyoruz da artık hep aynı numaralarla, akıl dışı provokasyon girişimleriyle yine aynı sonlardan usandık, sıkıldık valla. Almanya’dan, Amerika’sına tüm dünyanın hasetle takip ettiği, kıskandığı, Merkel’in “Bu havalimanı biterse biz de biteriz dediği” 3. Havalimanındaki süreç elhamdülillah tıkır tıkır işliyor. 3. havalimanının hem ülkemize katacağı ticari geliri, transferlerle havayolu ticaretinde bir üs olma açısından, hem de geniş kapasiteli yolucu taşıma imkanlarıyla Türkiye’nin hani derler ya ‘iftiharla sunacağı’ ülke prestiji açısından da devasa kalıcı bir eser. (Kalıcı eser üretmeyi yalnızca heykel yapmak zannedenler anlamazlar bu duyguyu) İlk etabı 29 Ekim’de açılacak olan 3. havalimanı bu ara