KATAR TÜRKİYE’NİN TAPUSUNU MU ALIYOR?YOKSA… – 13 Temmuz 2021

Ülke olarak çok garip, bir o kadar da tehlikeli bir zaman diliminin içerisinden geçiyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına denk gelecek olan 2023 seçimleri yaklaştıkça da akla hayale gelmeyecek operasyonlara, yalan ve iftira kampanyalarına şahit oluyoruz. Siyaset hiç bu kadar kirlenmemişti dediğimiz günlerin içindeyiz. Fikirlerin değil, böyle hakaretlerin havalarda uçuştuğu bir süreç yani. CHP’nin başını çektiği bu müzmin muhalefet partileri, AK Parti iktidarına zarar verebilmek uğruna daha doğrusu böyle el birliği yapıp Erdoğan’ı düşürebilmek adına ne ülkesini düşünüyor ne devletini ne de milletini. Uluslararası arenada kimlerle bağlantılı olduğu herkes tarafından bilinen bazı medya kuruluşlarından oluşturdukları bir beşinci kol birliğiyle dolaşıma sokulan her türlü yalan,

KORE’DE ESİR OLAN ASKERLERDEN SADECE TÜRKLER DÖNEBİLDİ! AMA NASIL? – 12 Temmuz 2021

Bundan tam 71 yıl önce, kara kışta bir destan yazıldı Güney Kore’de. Bu destanı yazanlar namıdiğer “Kutup Yıldızları” yani Kahraman Türk askerleriydi. Evet, 1950 yılında başladı bu kanlı harp ve bu harp ne dinlerin ne milletlerin ne de devletlerin savaşıydı. Bu savaş dünyanın başına bela olan komünizmin ve kapitalizmin savaşıydı. Güney Kore’nin yanında Amerika ve Avrupa, Kuzey Kore’nin yanında da Rusya ve Çin vardı. Devlerin kavgasıydı bu yani ve çimenler de ezilmeye mahkûmdu. 1950 yılında Türkiye, TBMM onayı olmadan Kore Savaşı’na asker göndermeye karar verdi. Çünkü dönemin demokrat parti hükûmeti Sovyetler Birliği yani Rusya’nın tehdidine karşı NATO’ya katılma düşüncesindeydi ve bunun içinde önümüze Kore Savaşı’na asker gönderme şartı geldi. Bu durum zamanın muhalefetini biraz

TARİHİN EN BÜYÜK YANGINININ SEBEBİ – 10 Temmuz 2021

Bu sene yaz hem biraz zor hem biraz da geç geldi. Haziranın 20’sine kadar falan böyle yaz sıcağını tam manasıyla hissedemedik. Ne zaman böyle ince yazlık bir kıyafet veya tişört giysek gün içerisinde yağmura yakalandık ve üşüdük de. Tabii açtık yine şemsiyeleri, böyle çektik üzerimize ısıtacak kıyafetleri. He bu durumdan şikâyetçi falan da değiliz. Asla!Yağmur bizim için sıradan bir hava durumu olayı falan değil, berekettir. Kuraklığın her geçen gün giderek arttığı, yağan yağmur miktarlarının azaldığı bir dönemde bize bu bereketi veren Rabb’imize ancak ve ancak şükrederiz. Elhamdülillah! Dediğim gibi haziranın sonuna yaklaşırken yaz havası iyiden iyiye kendini göstermeye başladı. Daha 3-5 gün önce yağmurun etkisiyle böyle serinleyen havada üşürken, şimdi sıcaktan bunalmaya,

HER ŞEY SAHTE ÇIKTI! – 07 Temmuz 2021

 “Pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin.” mottosuyla hayatını huzura yani andan keyif almaya, mutluluğa ve ayarında yani kendine yetecek kadar lükse adayan; zenginliğini amaç değil, hayatın bir lütfu ve bir hak edişi olarak gören Şeyma Subaşı sahasında olaylar bitmiyor, hız kesmiyor. Şeyma bir türlü parayla huzuru aynı anda ve aynı kişide maalesef bulamıyor. “Saygı duyun, bu benim hayatım, işinize bakın” diye de tersleniyor ama hayatının her anını göze sokmaktan da geri durmuyor. “Hepinizin kıskandığı hayatımın olması benim suçum değil, o sizin fakirliğiniz.” diyemiyor da, “Herkes kendi hayatına baksın, benim tek istediğim huzur.” diye böyle altını çiziyor. Sosyal medya detoksuna giriyor ama sosyal medyada paylaşım yapmadığı zamanları da sosyal medyada paylaşmak için içerik

OLAYLAR KARIŞACAK! – 26 HAZİRAN 2021

Geçen hafta dizilerle, sosyal medyayla alakalı yaptığımız bir video vardı. O kadar fazla geri dönüş oldu ki o videoya bu içeriklerimizi böyle düzenli olarak devam ettirelim dedik arkadaşlarla beraber yani malum, yaz yeni başlıyor. Daha kaç tane yaz dizisi başlar, işte kaç tanesi final yapar ama yani böyle isim değiştirip yine aynı senaryoyla önümüze getirilir bilmiyorum. Şimdi gözümüz aydın, nur topu gibi bir yaz dizimiz daha oldu. E bir maşallahınızı alırız, değil mi? :)) Ada Masalı. Yapımcılığını Ay Yapımın üstlendiği bir dizi bu. Ay Yapım Türkiye’deki en büyük dizileri yapan firma. Dizinin ilk bölümü yayınlandı. Şöyle bir baktım hani neler neler yazılmış diye. Altına şöyle yazıyor, “Bu yazın başına gelen en güzel şey.” Bir diğeri şunu diyor, “Yazın cidden geldiğini sonuna kadar

CAN ATAKLI BUNU NASIL DERSİN? – 25 HAZİRAN

Türk televizyon tarihinin en talihsiz açıklamasını yine Türk televizyonlarının en gereksiz kişisi yapmış yani Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışmış. Kim? Can Ataklı. Bu Can Ataklı, boyunu aşan sularda kulaç sallamaya başlamış bu son günlerde. Milletin ezanına, kutsalına saldırmış. Şaşırdık mı? Hayır. Bu zihniyet her şeyi sever. Herkese mavi boncuk dağıtır. Çocuklara, kadınlara, işte hayvanlara, ağaçlara… Tabii sözde(!) ama aynı vatanı paylaştığı hatta aynı mahalleyi paylaştığı komşusuyla, iş arkadaşıyla, akrabasıyla herhangi bir hukuku yoktur bu tiplerin. Çünkü sıradan bu insanlar hiçbir zaman ilgilendirmez bunları. İslam dininin sosyal hayatı nasıl en ince ayrıntısına kadar dizayn etmiş olduğunu da bilmezler, merak da etmezler. Menfaat ve din düşmanlığı dışında

YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRKLERİN İSTEDİĞİ 3 ŞEY – 23 HAZİRAN 2021

Bir hafta 10 gün önce gurbette yaşayan dostlarımız için bir video hazırlamıştık, bir çağrı videosu yani. Pandemi salgınından sonra Türkiye’nin ekonomik olarak yeniden ayağa kalkabilmesi için desteğe ihtiyaç var demiştik. Gurbette olan Türkiye’nin evlatlarını da bu yıl ne yapın edin tatile ülkenize gelin diye özel olarak davet etmiştik. Yurt dışında yaşayan birçok tanıdığım arkadaşım, işte eşim dostum arayıp hem teşekkür etti hem de duygularını, hislerini paylaştı benimle, dertleştik de denebilir. :)) Korona salgını başladığı günden itibaren o gurbette olan vatandaşlarımıza dönük özel içerikler hazırlamaya, onlara moral vermeye, onların derdini, isteklerini yetkililere duyurmaya gayret ettik. Geçen yaz işte, “Gurbetçiler gelmesin, korona var! Otursunlar oturdukları yerde, zaten tuzları

DÜNYAYA SIRTINI DÖNEN ÇOCUĞUN HİKAYESİ – 22 Haziran 2021

Birçok yerde, özellikle de Filistin mücadelesinin anlatıldığı paylaşımlarda, bannerlarda, videolarda gördüğümüz bir resim hatta bir çizim var. Böyle üstü başı yırtık, Filistin’in simgesi olmuş, karikatür bir çocuk. Onun hikâyesini anlatmak istiyorum size. Onun ismi “HANZALA.” Dedim ya birçoğumuz Hanzala’yı mutlaka görmüşüzdür ve onu her gördüğümüzde de mevzunun, konunun Filistin olduğunu hemen anlarız ama “Hanzala kimdir, neyi anlatıyor, çizeri kimdir, bir mesaj var mı bu çizimde?” gibi soruların cevabını birçoğumuz bilmiyoruz. Filistin’deki direnişin, Filistin’deki Mescid-i Aksa savunmasının sembolü olan bu Hanzala’nın aslında çok hüzünlü bir hikâyesi vardır. Saçları böyle diken diken, çıplak ayaklı, üstü başı yırtık, elbiseleri yamalı ve en önemlisi de sırtını dünyaya dönmüş 10

BU FOTOĞRAFLARA DİKKAT! – 19 Haziran 2021

Hazreti Mevlana’nın çok güzel bir sözü vardır. Diyor ki, “Eğer bakmasını bilirsen parmağının ucunda galaksileri görürsün.” Onun için bakmak sadece görmek değildir; gördüğünün ne olduğunu anlamak, gördüğünün arka planında olanını çözmektir. İşte Mevlana’nın bahsettiği bakmak bu, onun için insan bakmasını bilmeli. Şimdi sizlerle birlikte üç farklı fotoğrafa bir bakalım. Televizyonlarda, gazetelerde, o yakın tarihi anlatan belgesellerde ve yahutta da internet ortamında bir çoğumuzun gördüğü üç fotoğraf (arada sosyal sorumluluk da yapalım). Üç resim değil ha, üç fotoğraf; resim çizilen, fotoğrafsa çekilen. Kamu spotu gibi oldu ya. :)) 3 fotoğraf. Birincisi 1994 yılında İsviçre’nin Basel kentinde bir toplantı fotoğrafı, ikincisi Brüksel’deki NATO Zirvesi’nde Erdoğan-Biden görüşmesinin

DÜNYANIN EN İYİ GOLÜ – 17 Haziran 2021

Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olan ve özgürlük savaşçısı olarak da tanıdığımız bilge kral Aliya İzzetbegoviç şöyle demişti, ”Dünyayı değiştirecek olan dua değil, eylemdir.” yani eyleme dönüşmeyen dua eksiktir. Yani şöyle tersten baktığımız zaman da duası olmayan eylem de tamam değildir. Malcolm X’in de çok güzel bir sözü var, o da çok hoşuma gider. Diyor ki Malcolm X: “Harekete geçilmediği sürece, şiddeti dua ederek durduramazsınız.” diye. Ne kadar haklı değil mi? Kudüs örneği önümüzde duruyor. Elbette dua etmeliyiz. Allah’ta diyor ya, “Eğer sizin dualarınız olmasaydı siz ne işre yarardınız?” diye. Evet, dua etmeliyiz. İsteklerimizi, arzularımızı, beklentilerimizi o her şeyi duyan, bir karıncanın bile attığı her adımın sesini duyan Allah’a söylemeliyiz.